karantina adası urla da nerede

Karantina Adası Urla Hakkında Bilgiler

Karantina adası; İzmir’in Urla ilçesi sınırlarında yer alan bir adadır. Bu adanın neden yapıldığı, ne amaçlar ile kullanıldığı ve önemini anlattığımız “karantina adası urla” adlı yazımızı mutlaka okumalısınız.

Veba Salgınlarına Çözüm İçin Urla’da Karantina Adası

18. yüzyıl ortalarından globalleşmeye bağlı olarak nüfus artışıticaret yollarıseyahatler gibi sebeplerden ötürü hastalıklar Dünya geneline yayılmaktaydı. Vebakolera gibi hastalıklar olması dolayısı ile bu hastalıklar insandan insana geçmiş ve başta Avrupa olmak üzere çoğu ülkede büyük kayıplar verilmişti. Sadece Türkiye’de 18. yüzyılda250.000’den fazla insan hayatını kaybetmişti. Yani bu rakamı ortalama bazda alırsak her yıl 2500 kişi veba salgınından hayatını kaybetmekteydi. Ölümler İstanbul ve İzmir olmak üzere iki önemli kentte yoğunlaşmıştı.

Bu iki önemli kentin bu derece kayıp vermesinin nedeni, tabii ki de liman kenti olmalarıydı. Gemilerin bu şekilde ülke sınırlarına gelmesi hastalığın bir şekilde taşınmasına neden olmaktaydı. Dünya’da veba salgını için özel önlemler alınmaktaydı. Çeşitli karantilar uygulanıyordu. Geçimini denizcilik ve ticaretten sağlayan kişiler seyahatlerinde direk olarak ülke içerisine giremiyordu. Gemide 40 gün boyunca açık denizde kendilerini karantina altına almak zorundaydılar. 40 gün sonunda bir sorun olmazsa şehire girebiliyorlardı.

Günümüz Şartlarından Daha Modern Tesis: Urla Karantina Adası

Bu sürenin uzun olmasından dolayı başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, bu uygulamadan vazgeçildi. Hastalık belirtisi, şüphesi olan kişilerin sağlık kuruluşlarına şikayetlerini anlatıp, 1 hafta süren tecrit ve gözlem altında kalması sağlanıyordu. Dileyenler 1 hafta sonunda işlerinin başına dönüyorlardı.

Bu veba salgınları sayesinde büyük kayıplar veren Osmanlı devleti buna çözüm bulmak adına, İzmir’in Urla ilçesinde bir adayı, karantina merkezine çevirmeye karar verdiler.

Bu karantina merkezinin işleyişi basitti. Gemiler buraya demirler, içerisinde bulunan işçiler karantina merkezine gelirler. Önce kıyafetlerin çıkarırlar ve sepete koyarlar, daha sonrasında peştamal ve takunyalarını giyerek özel sabun ve strelizasyon malzemeleri ile duş alırlar. Duş alırken kıfatleri 120 ° buhar verilerek, varsa mikropların öldürülmesi sağlanır. Yıkandıktan sonra dezenfekte edilen kıyafetleri giyen yolcular doktora muayene olur, sağlıklı olanlar yollarına devam ederlerdi. Sağlıksız olanlar ise doktor gözetimi altında tedavi çalışmasına başlarlardı. Tedavi sırasında yada tecrit sırasında ölen kişiler kireçlenmiş derin mezarlara gömülürlerdi.

Ada ile kara bağlantısı arasında yaklaşık 500 metrelik bir yol var. Bu 500 metrelik yolun sonunda üstte ki resimde de görüleceği üzere Urla Karantina Merkezi Müdürlüğü bulunmaktadır. Ada içerisine normal vatandaşın girip girmediğini hiç bilmemekle birlikte, sanıyorum buraya giriş yapabilmeniz için bir hastalığa sahip olup, karantinaya alınmanız gerekmektedir.

Görüldüğü üzere Osmanlı devleti, olası salgın hastalıkların taşınmamasını, önlenmesini sağlamak amacı ile, günümüz koşullarından daha modern bir tesis kurulduğu anlaşılmaktadır. Yazımız ile alakalı düşüncelerinizi, yorum olarak belirtmeyi unutmayın. Karantina merkezi urla adlı yazımızı sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak bize destek olabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir