5.8 Şiddetinde Deprem Tatbikatı

Televizyonlar bas bas bağırdı. İstanbul’da büyük bir deprem bekleniyor diye. Kimse uyarıları dikkate almadı. Hangimizin deprem çantası var ? Eminim sizinde yoktur. 20 sene oldu 1999 depremi olduğundan bu zamana, ne değişti hiç bir şey. Bize sağlam bir tokat gerekiyordu. Aklımızı başımıza getirecek sağlam bir tokat.

İşte o tokat Silivri’de olan 5.8 büyüklüğünde ki depremdi.

Deprem Anında Sakarya Ne Yaşadı ?

Sakarya’da yaşayan birisi olarak o sıra iş yerimdeydim. İş yerimin restoranında misafirlerimiz ile ilgilenirken, sarsıntı olmaya başlamış farkında değildim. İlk hissettiğim şey başımın döndüğü oldu. Ayağımın altında ki zemin kaydığı için denge probleminden ötürü başımın döndüğünü, tansiyonumun düştüğünü zannettim. Bayılacak gibiydim. Fenalık geçirmemek için tutunurken hala ne olduğunu anlamış değildim. Avizelerin şıngırtısını duyuyordum. Ama iş yerini kapısının açıldığı ve rüzgardan ötürü olduğunu düşündüm. Avize sesi şiddetliydi ve ortalıkta sessizlik olmuş, herkes ne olduğunu anlamaya çalışırken, şıngırtının sesi kulaklarda yankılanıyordu. Müşterimiz “deprem oluyor” dedi.

Deprem anında soğukkanlı olmak gerekiyor, 2 ya da 3 saniye içerisinde karar vermek lazım. Doğru kararı uygulamak deprem anında size fayda sağlayacaktır. Bu yüzden o geçen 2 saniyede düşünüp kapıya koşmaya karar verdim. İçeride Müşterim vardı. 2 kişiydi, yanlarında 2 tanede çocuk vardı. Depremin şiddeti çok büyüktü. Kapıdan çıkarken depremin sarsıntısı artmış, artmaya devam ediyordu. İlk düşündüğüm şey depremin şiddetinin artışıydı. Sarsıntı artınca “bu deprem bu artışla giderse 7 şiddetinden fazla olur” oldu.

Tek düşündüğüm şey kendimdi. Bu yüzden bu şiddetli sarsıntıda müşterilerimi gözüm görmedi. Müşterilerim ve çocukları ile içeride kaldılar, 10 15 saniye sonra onlar kendileri çıktılar. Böyle bir felakette insan yalnız başınadır. Bu yüzden içimde pişmanlıkta olsa doğru mu yoksa yanlış mı yaptım bilmiyorum. Ama dediğim gibi depremin aşırı şiddetli olacağını düşündüğümden bir an önce oradan çıktım. Çalıştığım iş yerinin önüne ilk çıkanlardan biriyim. Daha sonra müşteriler iş yerinin önünde toplandı. Sadece etrafıma bakıp güvendemiyim diye düşünmek oldu. Çünkü bu tarz sarsıntılarda yüksek binalardan başıma bir şey düşebilirdi. Güvenli bir bölgede olayın şokunu atlatırken, etrafa bakıyordun. Herkesin elinde telefon sevdiklerine, ailesine ulaşmaya çalışıyordu. Ama kimsenin telefon çekmedi, kimse ulaşamadı sevdiklerine..

Herkes korkmuştu. Herkesin gözlerinden o korku okunuyordu. Olayı anlamaya çalışırken müşterilerden birisi, yol aydınlatma direklerini gösterdi. Abi koskoca direk bir sağa, bir sola yatıyordu. İnanılmazdı. İnanılmaz bir deneyimdi. O direğin sağa sola yatması korkunun boyutunu gösteriyordu.

5,8 Büyüklüğünden Ki Deprem Çok Şey Öğretti.

17 Ağustos 1999 depreminin bilançosunun bu kadar ağır olmasının nedeni gece saat 03.02 de olmasından ötürüydü. İnsanlar gece uykuda ve hazırlıksızdı.

Deprem ile alakalı eğitim bu kadar ileri seviyede değildi. Birçok kimse deprem nedir bilmiyordu. Tatbikat nedir bilmeyen, deprem anında ne yapmasını bilmeyen insanlar için acı bir deneyimdi 17 Ağustos 1999 depremi. O yıldan bu yana tam 20 yıl geçti. Bu geçen 20 senede, Türkiye deprem konusunda bazı şeylerde tecrübe kazanmıştı. Özellikle Marmara bölgesinde oturanlar hangi fay hattında olduğunu biliyorlardı. Fay hattını tanıyorlardı. Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde ki potansiyel tehlikede olan insanlar durumun ciddiyetini biliyorlardı. Okullarda, televizyon kanalları, sosyal medya gibi yerlerde eğitimler veriliyor, verilmeye devam ediyor. Fakat teorik eğitimi pratiğe dökmek gerekiyordu. Bu deprem yaklaşık 40 milyon insanın aynı anda büyük bir deprem tatbikatı yapmasını sağladı.

Deprem gündüz vakti olduğu için çoğu insan o saatte ayakta ve çoğu iş yerlerindeydi. İş yerinizde ailenizden uzaktasınızdır. Deprem anında ailemize ulaşabileceğimizi zannettim ama yanıldım. Çünkü cebinden ki son model akıllı telefona güvendim. Fakat telefonum annemi aramıyordu.

Yıl olmuş 2020, operatörler 5,8 büyüklüğünden ki bi depremde Marmara Bölgesi haricinde Türkiye’nin Başka illerinde de iletişim hizmeti veremediler. Bu ne demek biliyor musunuz ? Bu Marmara bölgesinde 7 şiddetinde bir deprem olursa, telefonlar çalışmayacak demekte. 20 sene önce çalışmadı, 20 denen sonra da çalışmadı. Fakat geçen 20 seneye rağmen hala iletişim kesintisi yaşanıyorsa, iletişim alanında herhangi bir ilerleme olmamıştır. Yani Operatörlerin gereken çalışmayı yapmadıkları ortadaydı.

Yine bu olayda çıkarılacak ders şuydu. Olası büyük bir depremde iletişim kurulamayacağından eğer aile üyeleriniz ile ayrı yerlerdeyseniz o karmaşada birbirinizi bulamayabilirsiniz. Olası bir felaket anında kaç dakika içerisinden nerede olacağınızı ortak noktada belirleyin. Yani şöyle diyeyim “bak oğlum, bak kızım ! Olurda bir deprem olursa ve evde olmazsanız 2 saat içerisinde Kent meydanı Atatürk Heykeli önün buluşalım ! gibi ortak bir noktada birbirinize ulaşın.

Bir sonra ki yazıda kendime deprem çantası hazırlayacağım. Yazılarımı takip etmek için berkay_trabzon61 kullanıcı adını instagramdan takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir