17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi ve Yaşanılanlar

Deprem Gecesi

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi ve sonrasında yaşanılan tecrübeleri, gözlemleri sizlere aktarıyoruz.

O gece yaz ayıydı. Hava hiç olmadığı kadar sıcaktı. İnsanlar sıca sebebi ile gece geç saatlere kadar uyumuyorlardı. Yavaş yavaş herkes yatmaya başlamıştı. Gecenin serinleyen havası ile derin uykuya yatmıştı herkes. Belki depremin bu denli kayıp verdirmesinin nedeni de bu olabilirdi, bilmiyorum. Saatler gece 03.02’yi gösterirken kara bulut Gölcük’ün üstüne çökmüştü. Gölcük, Kocaeli, Sakarya, İstanbul beşik gibi sallanıyordu.

Depremin 20. Saniyesine geldiğinde taş üstünde taş kalmamış, binaların %80’i yıkılmıştı. 45 saniye sonra deprem bitmişti. Etrafta derin bir sessizlik vardı, ölümün sessizliği. Evleri hasar almayanlar kendilerini sokağa attılar, evleri hasar görenler ise o kadar şanslı değildi. Onların sınavı şimdi başlıyordu. Kadınlar ve çocuklar dışarıda ki toplanma alanlarında olacakları bekliyordu. Erkekler yakınlarını aramak için yola koyuldular. Kadınları sıkı sıkı tembihleyip yakınlarını aramak üzere yola koyuldular.

O gece anlatılanlarda herkesin söylediği tek bir şey var “yıldızlar çok yakındı, elimi uzatsam tutabilirdim”

Gün henüz ağarmamıştı. Etrafta zifiri karanlık, yıkık enkazlar, yanan evler, sokakta aklını yitirmiş şekilde dolanan insanlar. Yardım halen yoktu. Hoş bütün Marmara yıkılmış, hangi birimize yardım gelecekti ki ? Gece karanlığında bir şey görünmüyordu. İnsanlar halen enkazdaydı. Ölüm ile yaşam arasında ki ince çizgiyi en çok onlar hissettiler. Beklemekten başka çareleri yoktu. Gün ağardıktan sonra gerçek gün yüzüne çıkacaktı.

17 Ağustos Sabahı

Şafak söküyordu. Zifiri karanlığın örtüsü kalkınca belli belirsiz gözükmeye başladı her şey. Tüm Türkiye yaralı, ağlıyordu Sakarya’ya, Kocaeli’ye, İstanbul’a. Haber kanalları canlı yayınla aktarıyor, devlet erkanları inceleme yapıyordu afet bölgesinde. Radyo üzerinden öğrendiğiniz kadarı ile 7,5 büyüklüğünde ve merkez üssü Gölcüktü.

Marmara Denizi Gölcük’ü Yuttu

Depremde en büyük hasarı Gölcük, Değirmendere tarafları aldı şüphesiz. Bu bölgeler sahil şeridinde ilerleyen, denize sıfır evler barındıran, tatil kentiydi. Evlerin nasıl yapıldığı belli değildi. Ama dayanıksız yapıldığı kesindi. Depremin 45. Saniyesi sonunda bu bölgede ki evler denizle bütünleştiler. Anlatılanlara göre yada kulaktan kulağa dolaşan efsanelere göre demek daha doğru olacak, denizin dininde enkazlar ve vatandaşlarımızın naaşları halen durmaktaydı. Depremin merkez üssü Gölcük olmasından dolayı da yıkım etkisi fazla oldu.

1999 Deprem Şiddeti

Richter ölçeğine göre belirlenen deprem büyüklüğü 7,5 Mv’dir. Türkiye’de ve Dünyada yaşanmış en büyük afetlerdendir. Bu tarz bi Depremi çok az sayıda ülke ve şehir deneyimlemiştir. O kadar büyük bir etki bırakmıştır ki, insanlar “ 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi kaç büyüklüğünde oldu” sorusuna yanıt aramaktadırlar. Depremin tarihi ve etkisi hala aklımıda ve kolay kolay geçmeyecek.

Rasathane Resmi Açıklaması

Kandilli rasathanesinin yapmış olduğu açıklamada depremin merkez üssünün Gölcük olmasına rağmen Marmara’nın büyük kısmında etkili olduğu, depremin şiddetinin 7,5 olduğuna, birçok insanımızın enkaz altında vefat ettiği, yüzbinler insanın yaralandığı, binlerce insanımızın sakat kaldığı,yüz binlerce insanın evsiz kaldığından bahsedilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir